Afganistan’ın bazı bölgelerini sallayan ve Pakistan’da da hissedilen 6,1 büyüklüğündeki deprem paniğe yol açtı
Bu cumartesi günü Afganistan’ın başkenti Kabil ve Pakistan’ın kuzey kesimlerinde şiddetli bir deprem kaydedildi. Yerel sakinler, sarsıntıların uzun süre devam ettiğini anlattı ancak şu ana kadar yaralanma ya da ciddi maddi hasara ilişkin resmi bir rapor bulunmuyor.
Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi’nin (EMSC) verilerine göre, Afganistan’ın Hindu Kush bölgesinde meydana gelen deprem büyüklüğü 6,1’e ulaştı. Bu bölge tarihsel olarak, onu oluşturan tektonik plakalar arasındaki sürekli çarpışmanın doğrudan bir sonucu olan yoğun sismik aktivitesiyle tanınır.
Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırması (USGS) da depremin büyüklüğünü 6,1 olarak doğruladı ve merkez üssünün Afganistan’ın kuzeydoğusunda, 208 kilometreden fazla derinlikte olduğunu belirtti. AFP ajansından alınan bilgiye göre, dünyanın hareketi Khost ve Nangarhar gibi doğu Afgan eyaletlerinin yanı sıra Pakistan’ın başkenti İslamabad’da da hissedildi.
Ülkenin kuzeyindeki Pakistan’ın Khyber Pakhtunkhwa eyaletindeki Swat gibi bölgelerde yaşayan Daniyal Ahmad’ın Reuters ajansına bildirdiğine göre, nüfus şok halinde evlerini terk etti.
Ahmad, “Svat’ta çok güçlü bir şok oldu ve uzun sürdü” dedi. “İnsanlar evlerinden kaçtı ve birçok kadın ve çocuğun bu durum karşısında panik içinde ağladığı görüldü.”
Bu sismik olay, 24 Haziran’da Venezüella’yı vuran 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerden birkaç gün sonra gerçekleşti; bu depremler, yerel yetkililerin en son raporuna göre en az 920 kişinin ölümüyle sonuçlandı ve binlerce kişi yaralandı ve kayboldu.
Güney Amerika ülkesinde sarsıntılar yüzlerce binanın çökmesine neden olurken, hasar en çok La Guaira’nın kıyı bölgesinde ve Caracas metropol bölgesinin bazı kısımlarında yoğunlaştı. Venezuela hükümeti olağanüstü hal ilan etti, silahlı kuvvetleri kurtarma operasyonları için seferber etti ve etkilenen belirli bölgelere erişimi kısıtlayarak kurtarma ekiplerinin çalışmalarına öncelik verdi.
Kurtarma ekipleri büyük sismik felaketlerde sık görülen bir durum olan izole bölgelere ve molozlara ulaşmayı başardıkça, Venezuela’daki kayıp rakamları sonraki günlerde birkaç kez değiştirildi. Yetkililer ayrıca uluslararası kurtarma misyonlarının desteğini ve birçok ülkeden insani yardımın geldiğini doğruladı.
Depremler, gezegenin en sıcak ve en yoğun mantosu üzerinde hareket eden yer kabuğunun büyük blokları olan tektonik plakaların hareketinden kaynaklanan doğal olaylardır. Bu plakaların şokları, ayrılmaları veya yanal kaymaları nedeniyle biriken enerji aniden serbest kalarak sismik dalgalar oluşturur.
Afganistan’da depremin meydana geldiği Hindukuş bölgesi, levhaların çarpışma bölgelerinde yer alması nedeniyle bu olaylara karşı özellikle hassastır. Bu jeolojik konfigürasyon, dağ sıralarını şekillendiren ve kabuktaki fayları harekete geçiren yoğun kuvvetler yaratıyor; bu da Şili, Japonya ve Himalayalar gibi yerlerde büyük depremlerin tekrarlanmasını açıklıyor. Hindukuş’taki bu sarsıntıların sıklığı ve yoğunluğu, dünyanın diğer bölgeleriyle karşılaştırıldığında, bölgenin karmaşık ve aktif jeolojisinin göstergesidir.
Venezuela’da son zamanlardaki yüksek yoğunluklu sarsıntılar, aktif jeolojik fayların bulunduğu Güney Amerika ve Karayip levhalarının buluşmasıyla da ilişkilendirildi. Bu tektonik dinamik, bazı ülkelerin neden daha sık ve daha güçlü sismik olaylar kaydettiğini açıklıyor.
Ancak uzmanlar, depremlerin fiziksel mekanizması geniş ölçüde anlaşılmış olsa da, sarsıntının ne zaman ve hangi büyüklükte gerçekleşeceğine dair kesin tahminin henüz gerçek olmadığını vurguluyor.

















